Takvimin Dışında Bir Başlangıç: Eylül

Eylül ayı, ocaktan çok daha fazla başlangıç duygusu uyandırıyor içimde. Takvim yeni yılı ocakta başlatsa da ben duygusal olarak hep Eylül’le başlarım. Bu yıl da öyle oldu. 1 Eylül 2025; hem sonbaharın, hem ayın, hem de haftanın başına denk gelince, o tazelik daha da belirginleşti.

Zamanın hızına yetişmek kolay değil. Aylar birbiri ardına geçerken insan dönüp soruyor: “Bu günleri gerçekten yaşadım mı, yoksa sadece geçip gitmelerine mi tanıklık ettim?” Belki de bu yüzden, takvimde yeni bir sayfa açıldığında içimizde yeniden başlama arzusu doğuyor.

Ocak resmî yılbaşı olsa da bana hiçbir zaman o taze sayfa hissini vermedi. Belki kışın ağırlığından, belki de rutinlerin içinde kaybolmasından… Oysa Eylül bambaşka.

Doğa da bu hisse eşlik ediyor. Yazın telaşı geride kalıyor, ruh dinginlik arıyor. Sonbaharın serinliği, akşamların karanlığı, gökyüzünün rengi insana tazelenme ve sadeleşme çağrısı yapıyor.

Eylül, masanın başına oturmak, defter açmak, plan yapmak için güçlü bir davet gibidir. Yazın gevşekliği geride kalır; tatiller, kaçışlar, düzensizlikler birer hatıraya dönüşür. Doğa solarken biz yeniden canlılık buluruz. Bu bir çelişki değil, tam tersine bir uyumdur. Çünkü yaşamın özü döngü ve yenilenmedir. Bu yüzden eylül ayını bir başka seviyorum.

Sanırım bu his sadece bana özgü değil. Mevsim geçişleri çoğumuzda benzer duygular uyandırıyor. Gündüzle gecenin eşitlendiği bu dönemde, içimizde de bir denge arayışı beliriyor.

Albert Camus’nün dediği gibi:
“Sonbahar, ikinci bahardır; her yaprak bir çiçek olur.”

Her düşen yaprak bir kayıp değil, bir dönüşümdür. Sonbaharın kokusu, sararan dalların sesi, havadaki serinlik bize aynı şeyi fısıldar: Zaman hızlı aksa da yeniden başlamak her an mümkündür.

Benim için eylül böyle sevgili okur. Senin başlangıcın hangi mevsimde saklı?

📩 Okudukların hoşuna gittiyse, abone ol ve devam edelim.

Yayınlayan

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

ronay erdinç

Merhaba, ben Ronay. Hayatın telaşında biraz durup soluklanmayı seviyorum. Yazmak, benim için hem kendime dönmenin hem de dünyayla bağ kurmanın bir yolu. Bu blogda bazen iç sesimi, bazen de hayatın küçük ayrıntılarını bulacaksınız.

Bir Cevap Yazın