Kimin Yanında

Cümleyi bitirdi. Sesinin biraz kısıldığını fark etti.

Kelimeler aynıydı. Sadece tonu değişti. Yeterli olmuştu.

Karşısındaki bunu fark etmedi. Konuşma akıp gitti. Dışarıdan bakınca her şey yerli yerindeydi.

Ama o küçük değişiklik orada kaldı.

Rahat olduğu biriyle konuştuğunu düşünüyordu.

Yine de cümleler olduğu gibi çıkmamıştı. Biraz yumuşatılmış, biraz ayarlanmıştı. Fazla sert gelmesin diye.

Bu tür küçük ayarlar çoğu zaman fark edilmez.

Ama birikir.

Sonra şu soru belirir:

Kimin yanında kendimiz gibiyiz?

Rahat olmak mı kendimiz olmak?
Yoksa sadece daha az zorlanmak mı?

Bazen birinin yanında susarken daha yakın hissedilir. Bazen de o susuş, en büyük mesafe olur.

Doğal olduğu düşünülen o hal… gerçekten ait midir, yoksa o kişiye göre şekillenen bir versiyon mu?

Kesin bir cevap yok.

Ama küçük bir ölçü var:

Ne kadar az ayarlama yapıldığı.
Ne kadar az düşünüldüğü, nasıl göründüğü.
Ne kadar az geri çekildiği kendinin.

Belki de kendimiz olmak sabit.
Ama ona ne kadar yaklaştığımız, kimin yanında olduğumuz kadar, kendimizle kurduğumuz ilişkiyle de değişiyor.

Yayınlayan

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

ronay erdinç

Merhaba, ben Ronay. Hayatın telaşında biraz durup soluklanmayı seviyorum. Yazmak, benim için hem kendime dönmenin hem de dünyayla bağ kurmanın bir yolu. Bu blogda bazen iç sesimi, bazen de hayatın küçük ayrıntılarını bulacaksınız.

Bir Cevap Yazın