Yılın Sonu

Yılın sonuna yaklaşırken insanın aklına şu soru düşüyor:
“Bu yıl nasıl geçti?”
Bu soru bir süre zihnimde dursa da bu yıl onun peşine düşmedim.
Kendimle büyük bir hesaplaşma derdinde değilim.
Bu yıl neyi başardım, neyi tamamlayamadım, neye yetişemedim…
Bunları düşünmek içimden gelmiyor.

Belki de bu yıl bana en çok şunu hatırlattı:
Hayat çoğu zaman sonuçlarla değil, yolda olurken verdiğimiz küçük tepkilerle şekilleniyor.

Bazen çok çabaladım.
Bazen hiçbir şey yapamadım.
Bazı günler kendimi toparlamaya çalıştım,
bazı günler durmak daha doğru geldi.
Planladığım dönemler oldu;
sonra hiçbir plana uymadığım günler de.

Sanırım bütün bu hâller, insana ait hâller.

Bu yıl hedeflerin gölgesinden çok süreçlerin içinden geçtim.
Bir şeyi tamamlamak kadar, bazı şeyleri olduğu yerde bırakmanın da
kendi içinde bir hakkı olduğunu gördüm.
Her gün aynı tempoda ilerleyemeyeceğimi,
bazen durmanın da bir ilerleme olabileceğini fark ettim.

Küçük anlar bu yüzden önemliydi.
Bir sabah aceleyle evden çıkarken
tam kapıyı çekecekken geri dönüp
iki dakika nefes aldığımı hatırlıyorum.
Hiçbir şey değişmemişti ama ben değişmiştim;
o küçücük aralık bütün günün tonunu belirlemişti.
İnsan kendine en çok bu küçük yerlerde yaklaşıyor galiba.

Ve belki bu yılın en sessiz gururu,
korktuğum ya da ertelediğim bazı şeylere
küçük de olsa adım atabilmiş olmamdı.
Bazı kapılar hafifçe aralandı,
bazı yollar ancak cesaretimin ucuna tutunarak açıldı.
Büyük değillerdi ama benimdi;
zaten değişim çoğu zaman böyle filizleniyor.

Yılın sonuna gelirken kendime büyük vaatler vermiyorum.
Yeni bir sayfa açmak, eksiksiz bir düzen kurmak
ya da her şeyi bir anda düzeltmek gibi bir niyetim yok.
Hayat çoğu zaman bu kadar büyük çalışmıyor zaten.

Benim tek dileğim şu:
2026’da, yolda olmanın bütün hâllerine biraz daha alan bırakmak.
Çabaladığım günlere de, hiçbir şey yapmak istemediğim günlere de,
planların bozulmasına da, yeni yolların belirmesine de…

Çünkü bazen insan hızlanarak değil,
durduğu yerde sakinliği fark ederek ilerliyor.

Yeni yıl büyük değişimleri değil;
küçük bir esneme payını hatırlatsın yeter.

2026 , sana da kendi ritmini bulduğun küçük alanlar getirsin.

Okudukların hoşuna gittiyse, abone ol ve devam edelim.

Yayınlayan

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

ronay erdinç

Merhaba, ben Ronay. Hayatın telaşında biraz durup soluklanmayı seviyorum. Yazmak, benim için hem kendime dönmenin hem de dünyayla bağ kurmanın bir yolu. Bu blogda bazen iç sesimi, bazen de hayatın küçük ayrıntılarını bulacaksınız.

Bir Cevap Yazın